“Hayal Meyal” Tarık Tufan

Kitabın Yazarı: Tarık Tufan

Yayınevi: Profil Kitap

Kitap Türü: Roman

Yayım Yılı: 2017

Sayfa Sayısı: 128

Arka Kapak Bilgisi

“Hayatım boyunca kendimle ilgili olarak uzun açıklamalara girmekten kaçındım. Duygularımı bütün açıklığıyla uzun uzun anlatmadım kimseye. Bunu yapmak doğru muydu bilmiyorum ama bu böyle sürdü. İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum.”

Hayal Meyal, genç bir adamın yıllar sonra eski yaşadığı yere dönmesiyle birlikte zihnine doluşan hatıralarla yüzleşmesinin hikayesi. Genç adamın geçmişte İlknur’la yaşadıkları, kadın-erkek ilişkisinde don derece çarpıcı duygusal halleri okuyucunun karşısına çıkarıyor. İki insanın karmaşık ruh durumları, aralarındaki aşkı tanımlanması güç bir duruma dönüştürüyor.

Adı anılmayan kahraman yaşadığı tüm çaresizliklerden ve ruhsal çatışmalardan sıyrılabilmek için sığındığı Nefes Saatçisi ve saatçi Nurettin Efendi hikayenin atmosferini bambaşka bir yere çekiyor.

Hayal Meyal’in her satırında Tarık Tufan’ın samimi ve  vurucu üslubu var.

Hayal Meyal / Tarık Tufan

Okuduğum ilk Tarık Tufan kitabı. Diğer kitapları için sabırsızlanmaya başladım bile. Nasıl başladı nasıl bitti kesinlikle anlamadım. Elinizden bırakamayacağınız, ara vermeden okumak isteyeceğiniz bir kitap. Kurgu ve kullanılan sade dil çok başarılı. Kitapta anlatımı bozacak kadar olmasa da bazı yazım hataları vardı. Sonraki baskılarında düzelmesi gerekir diye düşünüyorum.

Pişmanlığı, vicdan azabını iliklerine kadar yaşayan isimsiz başkahramanla birlikte bir yolculuğa çıkacak ancak son sayfada bambaşka bir yere varacaksınız. Belki bir sona belki de sonunu sizin tamamlamanız gereken bir yarım kalmışlığa. Hiç beklenmedik bir yere.

Vicdanınıza sorular sordurabilir. Ancak dikkat edin “Soracağınız sorular alacağınız cevaplara hazırlıklı olsun!”

Akıllarda yer edecek çok güzel satırları okumaya hazır olun.

Eserde Geçen Satırlardan;

“Yaşarken bile yanında refakat edilmesi güç bir adam oldum. Ölürken kim refakat edebilir.”

“… insanın vücudunu, ruhunu zayıf düşüren en çok kendi yalanlarıdır.”

“Büyüdüğümde kahramanların yaşamadığını öğrendim. Kahraman yaratmanın da bir çeşit ihtiyaç olduğunu fark ettim.”

“Hayal kırıklığı yüzlerine yerleşmiş insanların acıklı umursamazlığı, bütün sokağı kaplayan bir çığlığa dönüşür.”

“Gerçeği yaşamak, söylemek kadar kolay olmaz hiçbir zaman.”

“Terk ettiğiniz bir yere dönmek olanaksızdır. Dönmeyi başarabilseniz de, oranın aslında bıraktığınız yer olmadığını fark edersiniz. Ne geri döndüğünüz yer o eski yer, ne de geri dönen sizsinizdir.”

“İstedim ki bana bu kadar yakın olan insanlar birkaç kelimeyle, birkaç cümleyle, bir bakışla, bir nefes alışımla anlasınlar neler olup bittiğini. Çünkü ben böyle anlayabiliyorum.”

“İnsan bir kere aşık olmaya görsün. Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor.”

“Aşık olmak, bir yüze aşina olmaktır. Aşık olmak, bir yüze yansıyan her hissi en ince ayrıntısına kadar hissedebilmektir.”

“Tutkular, ihtiraslar üst üste gelince insanların kıyasıya savaştığı bir rekabet alanına dönüyor dünya.”

“İnsanlar endişe duymuyorlar. İnsanlar yakınlarında gerçekleşen acıları duymaktan ve anlatmaktan gizli bir zevk duyuyorlar.”

“Aşık oldun mu bir kere akıl beden evini terk edip gider. Mecnun’un hali bir çeşit görmezlik halidir. ‘Kimsin?’ derler ‘Leyla’yım’ der, ‘Nereye?’ derler ‘Leyla’ya’ der, ‘Nereden?’ derler, ‘Leyla’ya’ der.”

“Bizim sarhoşluğumuza bir tek kelime yeter. Şarabı bırak esbabperestler (basiretsizler) içsin.”

Bu yazıyı paylaşın!

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir