“Palto” Nikolay Vasilievich Gogol

Kitabın Yazarı: Nikolay Vasilievich Gogol

Yayınevi: Kollektif  Kitap

Kitap Türü: Hikaye

Yayım Yılı: 2016

Sayfa Sayısı: 54

Arka Kapak Bilgisi

“Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı. Hatta en cüretkar hayallerinde bazen paltosuna sansar kürkü bir yaka diktirmeyi bile kurar olmuştu.”
“Küçük adam”ın çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlik ve acılar bu uzun öykünün başkahramanı Akakiy Akakiyeviç’in hayatı üzerinden yalın bir gerçekçilikle anlatılıyor. Böylesi bir anlatım, her ne kadar dönemin Çarlık Rusya’sında büyük tepki alsa ve Gogol, Rus insanını aşağılamakla suçlansa da, Rus edebiyatında büyük bir çığır açıyor.
“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.”
– Fyodor Dostoyevski
“Gogol’un Palto’da sergilediği sanat, paralel doğruların kesişmekle kalmayıp, solucan misali kıvrılabileceklerine, karmakarışık hâle gelebileceklerine işaret eder.”
– Vladimir Nabokov, Nikolay Gogol

Palto / Nikolay Vasilievich Gogol 

En çok bilinen eseri ‘Ölü Canlar’ olan Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarının okuduğum ilk eseri. Arka kapaktaki Dostoyevski’nin ‘Hepimiz Gogol’ün paltosundan çıktık’ cümlesi özet gibi. Okuduktan sonra anladım. Güzel demiş.

Sistem eleştirisinin yapıldığı kitap, tasvirleri ve edebi anlatımı ile çok başarılı. Kısa olan hikaye bir o kadar da dolu. Devlet dairesinde çalışan, başarılı ancak tek yaptığı iş kopyalamak olan Akakiy Akakiyeviç’in olağan ve tekdüze hayatı nerde nasıl değişecek diye düşünürken paltosu ile karşılaşıyor, devamında meraklanıyorsunuz.

Yaşadığımız dünyanın nasıl bir yer olduğunu kısa bir şekilde özetleyen, gözler önüne seren kitabı fantastik bir şekilde sonlandıran yazar, zekasıyla okuyucuyu düşündürüyor. Dışlanan, küçük düşürülen Akakiy, bakalım bu “büyük insanlara, mühim şahsiyetlere” nasıl bir duygu, nasıl bir korku bırakacak.

Eserde Geçen Satırlardan;

“Görev yaptığı süre boyunca bir sürü amir gelip geçse de, insanlar Akakiy’i her zaman aynı noktada, aynı tavırla, aynı unvan altında, aynı işi yaparken gördüler, öyle ki sonunda onun dünyaya aynen bu şekilde, kelleşen alnı ve resmi üniformasıyla geldiğine inanır oldular.”

“Genç meslektaşları Akakiy’le eğleniyor, onu ince zekalarına, memurlarda ne kadar ince zeka olduğu söylenebilirse tabi, meze ediyorlardı.”

“Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı.”

“Dünyanın bizim üzerimize vazife olmayan nice anlaşılmaz işlerinden biriydi bu da işte!”

Bu yazıyı paylaşın!

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir