“Etini Acıtmak” Orhan Murat Bahtiyar – BuMesele

“Etini Acıtmak” Orhan Murat Bahtiyar

Kitabın Yazarı: Orhan Murat Bahtiyar

Yayınevi: Doğan Kitap

Kitap Türü: Hikâye

Yayım Yılı: 2025

Sayfa Sayısı: 136

Arka Kapak Bilgisi

“İnsanlar ikiye değil, üçe ayrılıyor bence:
Yaşayanlar, yaşamayanlar ve bir de kendine ait bir yaşam kuramayanlar.”
 
Çöp poşetinde kemikler, havanda parçalanan tek taş bir yüzük, rakı kadehinde balık, memeden zorla ayrılan süt kuzusu, musalla taşında çilingir sofrası ve hayatı anlamaya, insanoğlunun varoluşsal tutarsızlığını çözmeye çalışan insanlar…
Orhan Murat Bahtiyar, kurduğu zengin öykü evreninde anlaması ve kabullenmesi zor değişim, kayıp, ölüm gibi kavramları irdeliyor. Yakın tarihimizin yönünü değiştiren toplumsal meselelerin içinden geçen hikâyeler anlatıyor.
İncelikle örülmüş kurgusu, sinematografik dili ve çok katmanlı yapısıyla anlatım biçimini de en az öykülerin içeriği kadar önemseyen Bahtiyar, tekdüze hayatların dikkatli bakıldığında ne kadar büyülü olabileceğini yalın bir dil ve kusursuz bir gerçeklikle, hayatın gündelik bir parçası gibi ele alıyor.
 
Etini Acıtmak, okuru düşünceye sevk eden, bittikten sonra da zihinde dönüp duran öykülerle edebiyatımıza yeni bir yazarı müjdeleyen bir ilk kitap.

Etini Acıtmak / Orhan Murat Bahtiyar

Kitap kapağı nedeniyle okumaya elim zor gitti desem yeridir. Kitap adını gibi etinizi, içinizi acıtıyor dersem yeridir.

On bir hikâyeden oluşan kitap yazarın ilk ve tek kitabı. Yazım dili sade ama bir o kadar da keskin. Anlatımı oldukça sürükleyici, merak uyandırıcı ancak hikâyeleri okurken içinizi sızlatıyor. Uzun süre etkisinde kalacağınız hikâyeler arıyorsanız okuyabilirsiniz. Ancak içinizi ferahlatacak bir kitap arayışındaysanız bu kitap o kitap değil.

Belki benim için doğru bir zaman değildi ama kim bilir belki sizin karşınıza doğru zamanda çıkar.

Eserde Geçen Satırlardan;

“İnsanlar ikiye değil üçe ayrılıyor bence. Yaşayanlar, yaşamayanlar ve kendine ait bir yaşam kuramayanlar.”

“Bedelini ödeyince hiçbir şeyden pişman da olmuyor insan biliyon mu ! Üzüntüye sıra gelmiyor yani, insanın hali kalmıyor.”

“Bizim ailede küfür pek sevilmez ama küfrün muhatabı tarafından hak edildiğine dair genel bir kabul varsa kimse sesini çıkarmazdı.”

“Suçluluk duygusu huydur bende. Ne zaman ufacık da olsa bir hata yapsam ya da etrafımdakilerden kimsenin umursamayacağı ve kolayca telafi edilebilecek bir şey istesem kendimi hakkı olmayanı talep eden, düşüncesiz ve belki de beceriksizlikle suçlanacak, cezalandırılması gereken bir adam gibi hissederim.”

“Hepimizi birbirimize ortak gökyüzü bağlar.”

“O başkalarına karşı bu kadar anlayışlı olunca benim parmak uçlarım sızlıyordu. Hâlâ ne zaman bir şeye çok üzülsem parmak uçlarım sızlar ilk. Acı değil, uyuşmuyor, kaşınmıyor da. Ama sızlıyor işte.”

“Hayaletlerin gerçek olmadığını bilir ama yine de herkesin uydurma olduğundan emin olduğu hikâyeleri büyük bir heyecanla birbirimize anlatırdık.”

“Henüz lisedeydim ve babalarımız bile ölmüyordu o zaman.”

“Ya unutuyor ya ölüyor insan.”

Bu yazıyı paylaşın!

Bir Yorum Ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Copyright © BuMesele.com / İzinsiz kullanılamaz.