“Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri” Eric Emmanuel Schmitt
Kitabın Yazarı: Eric Emmanuel Schmitt
Yayınevi: Doğan Kitap
Kitap Türü: Roman
Yayım Yılı: 2025
Sayfa Sayısı: 56
Arka Kapak Bilgisi
“Verdiğin sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir!”
Moïse’in, babasıyla birlikte yaşadığı Mavi Sokak’ta dükkânından sürekli konserve aşırdığı, “sokağın Arap’ı” Mösyö İbrahim’le kurduğu dostluk, babasının intiharından sonra baba oğul ilişkisine dönüşür. Moïse, dünyaya bilge bir gülümsemenin ardından bakan Mösyö İbrahim’le Sufiliğin dünyasına adım atacak, Kuran’ın arasına sakladığı kurumuş çiçeklerin dünyevi olan her şeyi aşan sevgisini tadacaktır.
Sinemaya da uyarlanan Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri Yahudi bir çocukla Müslüman bir bakkalın, kan bağlarına, etnik ve dinsel önyargılara, düşmanlıklara galebe çalan dostluklarının hikâyesi.

Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri / Eric Emmanuel Schmitt
Sayfa sayısı bu kadar az, kısacık bir kitap nasıl bu kadar etkileyici olabilir?
Bir oturuşta bitirebilirsiniz ama verdiği histen hemen çıkabileceğinizi sanmıyorum. Böyle yalnız kalıp biraz susmak biraz düşünmek iyi gelebilir.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve bu da çok ama çok başarılıydı. Diğerlerini de mutlaka okuyacağım. “Madam Pylinska ve Chopin’in Sırrı” ile ilgili yoruma buradan ulaşabilirsiniz. Kitabın çevirisini yapan Bahadırhan Bozkurt’un da başarısının büyük olduğunu düşünüyorum. O kadar akıcı o kadar anlaşılır bir bütünlük oluşturmuş ki kitap adeta içinize işliyor.
Kitapta Momo’nun Mösyö İbrahim’le kurduğu dostluğu okuyoruz. Sevilmediğini, hayatta yalnız olduğunu hisseden Momo, Mösyö İbrahim’le hayatın anlamını keşfe çıkıyor.
Mösyö İbrahim’in din, sevgi ve insanlığa dair söylediği sade ama derin sözler, hem küçük Momo’nun hem de okuyucunun dünyasını genişletiyor. Boğazımda düğümlenen bir şeyler oldu okurken, zaman zaman da tebessüm ettirdi. Aile, sevgi, hoşgörü, yalnızlık, yargılama… gibi birçok kavramın bir çocuk için ne demek olduğunu, onun gözünden görmek çok dokunaklıydı.
Eserde Geçen Satırlardan;
“Sohbet böylece sürüp gitti. Günde bir cümle. Vaktimiz vardı. Onun vakti vardı çünkü ihtiyardı, benim de vardı çünkü gençtim.”
“ ‘Sen neden hiç gülümsemiyorsun Momo?’ diye sordu Mösyö İbrahim. İşte bu soru gerçek bir yumruktu, hatta bir çifte gibiydi, hazırlıklı değildim. Gülmek zengin insanların şeyidir, Mösyö İbrahim, benim imkânım yok.”
“Lüks budur, Momo, vitrinde bir şey yok, mağazada bir şey yok, her şey fiyatın içinde.”
“Terk edilmeyi kabullenmem söz konusu bile değildi. İki defa terk edilmek, ilkinde doğumumda, annem tarafından, diğeri de ergenliğimde babam tarafından.”
“Verdiğin, Momo, sonsuza dek senindir. Sakladığın ise ebediyen yitmiştir.”
“Sonuçta, belki bu çok da kötü bir şey değildir. Bazı çocukluklar vardır, geride bırakmak gerekir, bazı çocukluklar vardır, iyileşmek gerekir.”

