“Süreya Kuaför Salonu” Şebnem Burcuoğlu – BuMesele

“Süreya Kuaför Salonu” Şebnem Burcuoğlu

Kitabın Yazarı: Şebnem Burcuoğlu

Yayınevi: Dex Kitap

Kitap Türü: Roman

Yayım Yılı: 2018

Sayfa Sayısı: 332

Arka Kapak Bilgisi

Onlarınki mahalle aşkıydı, bilmeyen yoktu. Cemal ve Süreyya’nın hikâyesi, bizim alt sokaktaki Arma
Pastanesi’nde, tezgâhta son kalan acıbadem kurabiyesini paylaştıkları gün başladı. Önce Cemal, biz centilmen adamız evelallah havalarında Süreyya’ya ikram etti kurabiyeyi. Süreyya ise, utangaç bir bakışla gözlerini yere indirerek kurabiyeyi tezgâhtan aldı ve tam ortadan ikiye böldü. Biliyorum, çünkü ben de oradaydım. Hayır, pastanenin içinde değil, dışında, diğerleri kadrosunda. Hani hayatta bir kahramanlar vardır, bir de diğerleri ya, aynen o hesap.
 
Kocan Kadar Konuş’un yazarı Şebnem Burcuoğlu’ndan sımsıcak bir mahalle
hikâyesi!
 
İsmi bir zamanlar Tatavla olan, Kurtuluş semtine hoş geldiniz. Büyük mağazaların sıralandığı Rumeli Caddesi’yle, fanfirikli Nişantaşı kafelerinin hemen üstünde yer alan Kurtuluş’ta, bir liracı, çiğ köfteci, turşucu, yufkacı, yorgancı, overlokçu, son ütücü, kısaca ne ararsanız vardır. Ramazan’da pide, Noel’de kurabiye, Paskalya’da çörek pişer burada. Bu semtin sayısız hikâyesi içinde en kalplere dokunanı ise Cemal, Süreyya ve Feza’nınkidir.

Süreya Kuaför Salonu / Şebnem Burcuoğlu

İlk olarak ‘Kocan Kadar Konuş’ serisini okuduğum yazarın ‘Çevrimdışı Aşk’ isimli kitabını da geçtiğimiz yıl okumuştum. Bu kitapta da yazım dili ve hikayeleştirme beklediğim gibiydi. Tam bir Şebnem Burcuoğlu kalemi.

Kurtuluş mahallesinde yaşayan Süreyya, Cemal ve Feza adındaki arkadaşların hikâyesi. Hem ne hikâye. Arkadaşlık, kardeşlik, aşk, ihanet, terk etme, dönüş… Öyle bir yazım dili var ki kitabı okurken izliyor muyum yoksa ben de onlarla aynı mahallede miyim diyorsunuz. Karakterler çok gerçek, alışkın olduğumuz bir tarz denebilir. Biraz Yeşilçam biraz yerli diziler. Ama bana en iyi gelen kısımlar, her karakterin kendi bakış açısıyla anlattıkları yerlerde yanlışlarıyla doğrularıyla hem iyi hem kötü taraflarıyla gerçek bir şekilde olayları, hislerini, anlatılmış olmaları. Bu anlatım insanı kendi hayatıyla ilgili de düşünmeye sevk ediyor.

Bir bölümde nasıl yapar bunu dediğiniz biri için onun sebeplerini okuduğunuzda içiniz eziliyor. Aslında herkesin kendine göre haklılıklarının olduğunu hatırlatıyor insana. Uzaktan, konuşmadan kimsenin neyi neden yaptığını bilemiyoruz buna rağmen başımıza gelen şey için herkesi düşünmeden suçlayabiliyoruz. Bir de konuşabilmenin, kendini anlatabilmenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Anlaşılmamak, yanlış anlaşılmak hepsinin nedeni, söylemek istediklerini söyleyememek. Sen söylemek istesen de karşıdakinin bunu dinlemeyeceğini düşünmek ya da gerçekten dinlememesi. Belki de hayat bu kadar zor olmamalı ne dersiniz? Biliyorum hiç kolay değil ama hepimiz dinlesek ve karşıdakini bir nebze de olsa anlamaya çalışsak her şey daha kolay olacak sanki.

Büyük bir edebi eser değil de çok akıcı, keyifli, kolaylıkla ve severek okuyabilecek bir kitap arayışındaysanız tavsiye ederim. Duygudan duyguya sürükledi beni. Aralarda gülümsetse, sinirlendirse de sonunda gözlerinizi doldurabilir belki de daha fazlası.

Eserde Geçen Satırlardan;

“Dilekler söylendiğinde gerçekleşmez derler ama benim dilekler zaten gerçekleşmedikleri için söylememde bir sakınca yok. İlkini biliyorsunuz dünyayı gezmek. İkinci dileğimse…”

“Bilirsiniz millet olarak arkadaşlık ilişkilerimizi bi anda el ense tokat kıvamında aşırı samimiyetle başlatıp, selam ver borçlu çık tadında hüsranla bitiririz.”

“Sonunda üç şey önemlidir; ne kadar sevdiğin, ne kadar nazik yaşadığın ve senin yazgında olmayan şeylerden nasıl zarafetle vazgeçebildiğin.”

“Valla ben çok iyi bir insanım” diyen biri kusura bakmayın da ruh hastasının önde gidenidir bence.Kime göre neye göre iyisin iyilik fakültesi vardı da onu mu bitirdin? Altı haftalık hızlandırılmış iyilik kursuna mı gittin?”

“Hayatta dört şey geri gelmez; atılan ok, söylenen söz, geçen zaman, kaçırılan fırsat.”

“Dün rüya, yarın hayaldir. Dünü mutlu, yarını umutlu yapan bugündür. Onun için bugüne iyi bak, gülümse arkadaşım. Ne zaman, neye ihtiyacın olursa yanındayım Süreyya.”

Bu yazıyı paylaşın!

Bir Yorum Ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Copyright © BuMesele.com / İzinsiz kullanılamaz.