“Aptal-Suçlu Sen Değilsin, Kaybeden Biziz” Feyyaz Yiğit
Kitabın Yazarı: Feyyaz Yiğit
Yayınevi: Okyan Us Yayınları
Kitap Türü: Roman
Yayım Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 192
Arka Kapak Bilgisi
“Tanıştığımız tüm aptalların anısına.”
“Kimilerinin aklında şokellayı çok seven bir insan olarak yaşıyorsun. Demem o ki ‘biraz daha’sı olan hiçbir şeye inanma sakın.”
“Evvela aynadaki haline bakıp kendisine âşık olan ve ırzına geçen, ardından söz olacak diye kendisini nikâhına alan insanın dünyasıdır bu. Sonsuz bir sevgiyle evinde yalnız bırakmalıdır onu. İnsanın başına ne geliyorsa hep iyi niyetinden geliyor, haklısınız. Bence siz başkalarını da kendiniz gibi sanıyorsunuz. Ama yapmayın. Hemen güveniyorsunuz insanlara. Babanızın oğlu mu bu insanlar…”
“Ona kulak asma… Sevemeyeceğin insanları biraz daha sev, gülemeyeceğin şakalara biraz daha gül, kazanamayacağın paraları ve hayatları hayal et biraz daha. Biraz daha başarılı, biraz daha gururlu, biraz daha sevimlisin artık. Kontrol et ki elinden sıyrılıp kaçmasın fırsat buldukça övdüğün naif hayatın. Ölçülebilir ihtiyaçlarını karşılamaya hazırlar biraz daha. Ama tabii ki sen bekliyorsun. Nasıl durulur, aynı benim gibi biliyorsun. Biraz daha dön eski haline. Biraz daha tasarla çoktan biten o günü. Lütfen hemen acımaya başlama kendine, biraz daha dur.”
“Kim beni ne sebeple affeder bilmiyorum.”

Aptal-Suçlu Sen Değilsin, Kaybeden Biziz / Feyyaz Yiğit
Ölümlü Dünya, Cinayet Süsü filmlerinden ve son yılların efsaneye dönüşen dizisi ‘Gibi’ den tanıdığım Feyyaz Yiğit’in okuduğum ilk kitabı oldu. Kitabın isminden üş aşağı beş yukarı beni neler beklediğini tahmin edebildiğimi sanmıştım ama bu kadarını değil.
Kitabı ‘Yılmaz’ın ses tonuyla okudum bitirdim desem yeridir. Okudum denemez belki de izledim. Öyle bir betimlemeler yapıyor ki o odada o insanlarla o duyguları yaşıyorsunuz. Kitap ile ilgili bilgiler kısmında roman olarak geçse de tam olarak roman mı bilemedim. Kendi deyimiyle ‘Üç Günlük Dünya Edebiyatı’nın bir parçası.
Daha ilk satırlardan içine alıyor hatta yazım diline alışana kadar hiç durmadan gülebilir, ağzınız açık şaşıra şaşıra okuyabilirsiniz. Konuya girdikten sonra öyle tespitler var ki ilerledikçe sadece komedi değil, aslında sarkastik bir iç dökme hali var ilerleyen sayfalarda. Başlarda eğlenceli ve kolay okunacak bir kitap gibi ama biraz ilerlediğinde aslında çok da öyle olmadığını görüyorsunuz. Herhangi bir sayfayı açtığınızda rastgele bir paragraf seçerseniz hiçbir şey anlamayabilir, ‘bu ne diyor ya’ diyebilirsini. Ancak çok enteresan cümleler, tespitler var.
Tek negatif eleştirim kitapta bazı yazım hatalarının olması olabilir onun dışında okuduğum için mutlu olduğum bir kitap oldu. Tabi küfür de var bolca, onları da göz önünde bulundurun, hazırlıklı olun.
Kitabı herkes sever mi?
Yazarı hiç tanımadan denk gelip de alan kişiler, düzenli bir anlatım, klasik bir kitap bekleyenler için olmayabilir. Ama Feyyaz Yiğit’i herhangi bir projesinden bilenlerin büyük bir çoğunluğu sevecektir.
Sonuç olarak ben kitabı çok sevdim. Güldürdü, düşündürdü bazen de şaşırttı. Feyyaz Yiğit’i sadece ekranlardan değil, kelimelerinden de tanımak istiyorum diyorsanız bu kitap size farklı bir okuma deneyimi yaşatabilir. Deneyin derim
Eserde Geçen Satırlardan;
“Kimse zamanınızı tüketmediğinde hiçbir yere gidemiyorsunuz. Bence 2 gram aklı olan kendisini inançlı bir insana dönüştürsün. Sonuçta her şeyin mantıksız olması ile her şeyin çok mantıklı olması aynı şey.”
“Eşsiz olma arzusu ile hayata kazandırdığı bütün kepazeliklerde başarılı olan tek varlık insandır sanırım. Eşsiz olma arzusunda sahip olan ve bunu içinde zulalayan tek varlık da yine insan.”
“Canımın yanması, gözlerimin dolması, içimdeki darlık ve senin eklediklerin, hepsi geçer. Tanıdık bir teselli bu, sürekli el değiştiren.”
“Hiç kimse hiç kimsenin ses olsun diye açık bıraktığı televizyona değildir. Ben ne bir ayakkabıyım ne de bir uydu alıcısı. Hepimiz bütün dünyanın ortak kullandığı bir banyoda boy aynasıyız. Harikayız.”
“İnanın aptal olabilmek dünyadaki en zor şeydir. Belki gerçekten akıl isteyen tek şeydir.”
“Şimdi şöyle bir bakınca diyorum ki, ben var olmaktan köpek gibi korktuğum için yumuşak huyluluğa, efendiliğe, temiz yürekliliğe, iyi niyete sığınmışım.”
“Aslında kadın haklıydı ama öyle bir enerjiyle yapıyor ki numarasını, insan haksız da olsa kendisini savunmak durumunda kalıyor.”
“İyiliğin kendisi bu kadar çok değişirken, kötülüğün her zaman formunu koruması sinir bozucu bir şey.”
“İnsan, hayatı boyunca hiçbir şey yapmadığını süresi bitene kadar fark edemez.”
“Aslında herkes gibi, çok kızılması ve çok sevilmesi gereken bir insanım ben de. Beceriksiz, düşüncesiz, zevksiz ve anlayışsız olmama rağmen, diğer herkes gibi bunların tam tersini yansıtabiliyorum.”
“Yalnız başınıza kaldığınız an, yalnızlığınızın başladığı andır, daha başıdır. Sonra bunu kanıksayacak kadar yalnız, en doğrusu ve ideali budur diyecek kadar yalnız kalırsınız.”
İlgili Yazılar
-
“Velev ki Ciddiyim” Gülse Birsel
Yorum yapılmamış | Şub 24, 2017 -
“Türkan” Ayşe Kulin
Yorum yapılmamış | Tem 13, 2017 -
“Küçük Prens” Antoine De Saint Exupery
Yorum yapılmamış | Oca 17, 2017 -
“Sorularla Büyüyoruz” Özgür Bolat, Pelin Küçükoğlu
Yorum yapılmamış | Tem 19, 2025

