“Bu Çocuk Kimin?” Zeki Kayahan Coşkun
Kitabın Yazarı: Zeki Kayahan Coşkun
Yayınevi: Karakutu Yayınları
Kitap Türü: Deneme
Yayım Yılı: 2008
Sayfa Sayısı: 116
Arka Kapak Bilgisi
Bu kitap sana çocuk…
Düştüğün sokaklara…
Kanamış ve kuruyup kabuk bağlamış diz kapağı yaralarına…
Tırmandığın ağaçlara…
Bu kitap sana çocuk…
Yüksek ateşle yandığın gecelerde, annenin başucunda sabahladığı telaşa ve bitkinliğe…Yoksulluğuna…
Yoksulluğu mecburen sevmene…
Bu kitap sana çocuk…
Adını bilmeyen büyüklerin, her seferinde sana ‘küçük’ diye seslenmesinden hoşlanmamana…
‘Üstü kalsın’ jestlerinin yapıldığı bakkala, manava gönderilişlerine…
Bu kitap sana çocuk…
Aşık olduğunda, en çok kendinin aşık olduğunu zanneden budala tavrına…
Leyla’yı, Mecnun’u hiçe saymana…
Gidenin arkasından hep öylece kalmana…
Bu kitap sana çocuk…
Sana…
Bu Çocuk Kimin? “En Çok Oğullar Birikir” / Zeki Kayahan Coşkun
Yirmi bir adet kısa yazıdan oluşan kitap, çok başarılı bir eser. Kitaptaki hikayelerin her biri, çocukluk günlerini, utanma duygusunu, merhametli olmayı hatırlatan, duygu dolu anlar yaşatmayı başaran hikayeler.
Zeki Kayahan Coşkun çok başarılı bir radyo programcısı. Ayrıca tek kişilik gösteriler de yapıyor. Henüz gitme fırsatı bulamadım ancak en uygun zamanda yapılacaklar listesinde. On iki adet yayımlanmış kitabı bulunan yazarın iki kitabını okudum. Bu ilki diğerini de sizlerle paylaşacağım.
Dinlenmek, eski günlere gidip gelmek için çok güzel bir fırsat bu kitap. Her kısa hikayede kendinizden bir şeyler bulabiliyorsunuz. Ben, anlattığı anılardaki doksanlar dönemine yetiştim. Ancak daha öncesini de hatırlayanlar için ayrıca keyif verici olacaktır.
Akşamüzeri “Zekirdek” ve gece “Matrax” radyo programlarını dinleyenler; yazarın kelimelerin doğru kullanımlarına ne denli önem verdiğini bilirler. Kitapları için de aynı şey geçerli.
Hem duygusal hem keyifli anlar geçirmek isteyenlere okumaları tavsiye edilir.
Eserde geçen satırlardan;
“Ölüm de yaşamak kadar doğal… İnsanlar doğarlar, yaşarlar ve ölürler… Kimsenin kalbini kırmayacaksın… Ne zaman ne olacağı belli değil.”
“Dilin önce damağa sürttürüp, sonra hafifçene dişleri ittirerek söylemeye çalıştığı o güzellikte -çiseleyerek- yağıyordu yağmur.”
“Ne farkımız var, boynu büküm büküm olan, istenilen yere uzayan çalışma lambasından? Ama onun daha fazlası var elbet bizden… Hiç değilse aydınlatıyor… Işık tutuyor karanlıklara…”
İlgili Yazılar
-
“Poyraz Karayel” Ethem Özışık
Yorum yapılmamış | Ara 18, 2017 -
“Aşkım Başımda Değil” Funda Gürel
1 Yorum | Ağu 31, 2017 -
“Aldatmak” Paulo Coelho
Yorum yapılmamış | May 28, 2019 -
4TL’ye 9 Kitap Almak! (Tabii Ki Bandrollü)
Yorum yapılmamış | Nis 24, 2018