“Bin Muhteşem Güneş” Khaled Hosseini 

Kitabın Yazarı: Khaled Hosseini

Yayınevi: Everest Yayıncılık

Kitap Türü: Roman

Yayım Yılı: 2017

Sayfa Sayısı: 430

Arka Kapak Bilgisi

Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi…

Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden…

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar…

Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.

Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla “beklenen” bir roman… Bin Muhteşem Güneş / Khaled Hosseini

Afganistan Kabil doğumlu yazarın okuduğum ilk eseri. Türkçe telaffuzu Halit Hüseyni olan yazarın asıl mesleği doktorluktur. Uçurtma Avcısı adlı ilk kitabıyla büyük başarı elde eden yazarın ikinci kitabı olan ‘Bin Muhteşem Güneş’ savaşlarla iyice fakirleşen Afganistan’da geçiyor. Yazarın bildiği ve yaşadığı bir coğrafyayı konu alıyor olması, kitapta adı geçen Leyla ve Meryem karakterlerinin yaşadıklarını sizin de onlarla birlikte yaşamanıza neden oluyor.

Mutlu olmak istediğiniz zamanlarda okumamanızı tavsiye ederim. Acı dolu yaşanmışlıkların geçtiği kitap, okurken beni çok üzdü. Anlatılanların insanı derinden etkilemesi nedeniyle, edebi olarak oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Yaşanan zor hayatlar karşısında her şeye rağmen sağlam durmaya çalışan iki kadının, Leyla ve Meryem’in hayatları ayrı ayrı anlatılıyor ve bir yerde kesiştiriliyor.

Terör, savaş, çocuk gelinler, güçlünün her fırsat bulduğunda güçsüzü acımasızca ezişi… Savaş ortamında, kadınların, din ve toplumsal baskı nedeniyle nasıl ezildiklerini, ailelerinde başlayan mutsuzluklarının hayat boyu peşlerini bırakmayışı çok üzücü. En kötü tarafı da bunların yalnızca bir roman değil hayatın gerçekleri olması.

Eserde Geçen Satırlardan;

“Sürekli seni düşünürdüm. Yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. Bilmiyordum. Benden utandığını bilmiyordum ki.”

“Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir.”

“Bir toplumun kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur.”

“Aşağıya bakmayın, çocuklar. Gözleriniz hep, sürekli ileride olsun.”

“Sevgi insanın yüreğinden çıkan sessiz çığlıklardır. Bazen bunu sevdiğiniz insanlar bile duymaz…”

“Sevgi, insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.”

Bu yazıyı paylaşın!

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir